Gönderen: yeguner | Kasım 26, 2006

HERO İLE LEANDROS’un AŞK Hikayesi

Çok eski zamanlarda, bugün bizim Çanakkale Boğazı dediğimiz
Hellaspontos’un Avrupa kıyısında, Sestos adını taşıyan bir şehir
bulunuyordu. Bu şehir surları arasında Aphrodite için yapılmış
büyük bir tapınak vardı. Bu tapınakta Hero adında çok güzel bir
rahibe vardı, bu rahibe güzelliği ile dillere destan olmuştu.
Aphrodite mabedindeki kumrularla ilgilenen Hero’yu görenler
onu Aphrodite’in kendisi zannederlerdi.

Bu genç rahibe güzel olduğu kadar alçak gönüllüydü de. Bu
yüzden Aphrodite bu kızı kıskanmak bir yana onu çok severdi.
Her sene ilk baharın gelişi ile birlikte Sestos’ta şenlikler düzenlenir,
çevreden insanlar akın akın buraya gelir, Aphrodite’in mabedini
ziyaret ederlerdi. İşte böyle bir bayram günü Leandros adında
yakışıklı bir genç Aphrodite’in mabedindeki bir ayine katılmıştı .

Abydos’lu olan Leandros getirdiği hediyeleri sunmak üzere mihraba
yaklaştığında; güzel rahibe Hero’yu görünce aklı başından gitmiş ilk
bakışta ona aşık olmustu. Ayin boyunca gözlerini güzel rahibeden
ayıramamıştı. Sanki karşısındaki Aphrodite’in ta kendisiydi.

Leandros gün batıncaya kadar mabedinin bir köşesinde bekledi.
Ziyaretçiler birbir mabedi terk edince yavaşça tek başına kalan
Hero’ya yaklaştı. Rahibe genç delikanlıyı görünce ürkerek geri
kaçtı. Ama Leandros onu durdurdu. Ve oracikta mihrabın
önünde Hero’ya duyduğu aşkı dile getirdi. O günden sonra
Leandros Hero’nun tüm itirazlarına rağmen her gün mabede
gelip genç rahibeye duyduğu aşkı anlattı. Hero defalaca ona
bir rahibe olduğunu ve böyle bir aşka karşılık veremiyeceğini
söylediyse de Leandros pes etmedi. Duyduğu sevgi öylesine
büyüktü ki, bir gün mutlaka karşılığını alacağına inanıyordu.
Tüm çabaları ve ısrarları sonunda arzusuna kavuştu. Hero da
onu seviyordu ancak aralarında büyük bir engel vardı.

Hero, deniz sahilinde ıssız bir kalede yaşlı bir kölenin kontrolü
altında yaşıyordu, üstelik Leandros’un yaşadığı şehirle aralarında
deniz vardı. Ama Leandros aşkı uğruna herşeyi yapmaya hazırdı.
Buna, gece karanlığında yüzerek denizi geçmek de dahildi.

O akşam yaşadığı şehre geri dödüğünde sahile inerek denizi
seyretti, gözleri ile karşı kıyıdaki kaleyi arıyordu. Bu sırada
rüzgâr şiddetini artırmış, bulutlar ayı ve yıldızları kapatarak ortalığı
karanlığa boğmuştu. Issız kalede köle ile birlikte oturan Hero
endişe ile dışarıyı izliyordu. Bir ara yaşlı kadına dönüp; “Bu
korkunç gecede kim bilir kaç balıkçı yolunu bulup evine
dönemeyecek. Bence karanlıkta yolunu kaybeden denizcilere
yol göstermek, onları felaketten kurtarmak için kalenin üstüne
bir meşale yakarsak Aphrodite’yi de sevindirmiş oluruz” dedi.

Bu sözlerle yumuşayan yaşlı kadın, kalkıp bir meşale yaktı ve
kalenin tepesine kolayca görülebileceği bir yere koydu. Esen
rüzgâr onu canlandırdı alevi daha da yükseldi ve etrafı aydınlattı.

Hero heyecanla dışarıyı seyrederken duyduğu bir sesle kalbi küt
küt atmaya başladı. Denize doru baktığında dalgalarla boğuşan
birini gördü bu Leandros’tan başkası olamazdı..onu yaşlı köle de
görmüştü. Aşağı inip delikanlıya kıyıya çıkabilmesi için yardımcı
oldu ve onu rahibenin odasına götürdü. Leandros yorgunluktan
bitkin ama sevdigini görmekten mutlu bir halde genç rahibeye
sarıldı. Yaşlı köle buna çok şaşırmıştı ancak onlara engel olmadı.

O günden sonra Leandros her gece Hellaspostos’u yüzerek geçip
sevdiğine ulaşıyordu. Günler haftalar aylar geçti, güzel yaz günleri
geride kaldı ve kışa yaklaştılar. Deniz eskisi gibi sakin ve sıcak
değil, dalgalı ve soğuktu. Hero her gece yüzerek bogazı geçen
Leandros için endişelenmeye başlamıştı bu yüzden ona bir süre
birbirlerini görmemeleri gerektiğini söyledi. Bahar gelinceye kadar
ayrı kalmaları gerekiyordu. Kışın boğazı yüzerek geçmek çok
tehlikeliydi. Leandros her ne kadar istemese de sevdiğinin bu
isteğine boyun eğdi. Ve bahara kadar gelmeyeceğine dair ona
söz verdi. Ama bu ayrılığa sadece bir kaç gün dayanabildiler.

Leandros, Hero’nun yolladığı özlem dolu mektubu okuyunca
daha fazla dayanamayarak, düşünmeden kendini azgın dalgaların
kucağına attı ve bir an evvel sevdiğine kavuşabilme arzusu ile
dalgalarla boğuşmaya başladı. Fırtına arttıkça artıyor, dalagalar
daha da aşılmaz bir hal alıyordu. Hero’nun yaktığı meşale şiddetli
rüzgârlardan sönerek ortalığı karanlığa gömdü. Heyecan içinde
Leandros’un yolunu gözleyen Hero, yaşlı köle uyuduktan sonra
gizlice sahile indi ancak orada dalgaların kıyıya attığı sevdiğinin
ölüsü ile karşılaştı. Bu acıya dayanamayan Hero sevgilisine
sarılarak kendini öldürdü. Kasabalılar bu haberi duyunca yas
elbiselerine bürünüp kaleye geldiler ve iki sevgilinin cenaze törenine
katıldılar.Onları deniz kıyısında aynı mezara gömdüler ve Onların
anısına boğazın azgın sularına güzel kokulu çiçekler attılar.

Kaynak: http://www.balca.net


Responses

  1. ii

  2. teşekkürler…

  3. güzel makale teşekkürler.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: